Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!

Ergün Turşucu
BİR ŞEY KAYBETMEYİZ
06.08.2018

BİR ŞEY KAYBETMEYİZ

                Hayata anlam katan kazanımlar vardır.Bu kazanımlar verilmez insana.Bunları elde etmek için çalışmak ve emek vermek gerekir.Bu emek;kalple,gönülle,vicdanla,merhametle ortaya konulur.

                Sabah uyandınız ve en büyük kazanımı elde ettiniz. Uyanmak, evet;uyanmak. Yaşıyorsunuz ve bunun bir bedeli, şükrü var diye düşünmeliyiz. Uyanmak da yetmiyor. Elimiz,kolumuz,ayağımız,gözümüz ve diğer uzuvlarımız işlevlerini yerine getiriyor mu diye düşünüp şükrediyoruz ve Yüce yaradana dua ediyoruz.Bütün insanlığın kurtuluşu için dua etmeliyiz.Dua etmekle bir şey kaybetmeyiz.

                Uyanıp ruhumuza “Günaydın,gün seni bekliyor;hadi şu tembelliği bırak!” demek, ruha ve bedene güzellik katıyor.Ruha ve bedene güzellik katmakla bir şey kaybetmeyiz.Bilakis, hayatın anlamı ;sabah güzelliğinin verdiği huzurla başlar.

                Aynanın karşısına geçip sessiz konuşmayla, “Bugün yine çok yakışıklısın,sen çok özelsin!” demek; ruha ışık tutmaktır,gölgeyi aydınlığa çıkarmaktır, sabah enerjisini yaymaktır. Kendi tenimize ve ruhumuza değer vermekle bir şey kaybetmeyiz…

                Uyanan herkese, “Günaydın, hayırlı sabahlar, sabah şerifleriniz hayr olsun!”demek; evdeki, huzuru, güzelliği, değeri, sevgiyi, saygıyı arttırtır.Arttırımda bulunmakla bir şey kaybetmeyiz.

                Günlük tıraş olmak,diş fırçalamak, en güzel şekilde giyinmek, o gün Dünya’yı kurtarmak için önce kendini kurtaran adam olmak, kendine değer vermek,losyonlar sürüp misler gibi evden çıkmaya hazır hâle gelmek, çok özel kılar insanı. Temiz, titiz, bakımlı olmakla bir şey kaybetmeyiz.

                Evden çıkarken hane halkına itifatlarla dolu sözcükler söylemek; evin bolluğunu, bereketini ve samimiyetini arttırır. Eve birlik, beraberlik, dayanışma ruhu aşılar. Maske takmamak ve kendimizi oynamakla bir şey kaybetmeyiz.

Yolda karşılaştığımız birine; “Selamun Aleyküm,Günaydın,Merhaba,Hayırlı işler,Kolay gelsin,Elinize sağlık,Günün güzelliği sizlerle olsun!” gibi ifadelerle seslenmek insani bir duruştur.Hangi ülkeden, bölgeden, şehirden, milletten,mezhepten veya hangi  düşünceden,ideolojiden,kültürden olduğu önemli değil karşıdakinin.Sevgi dili gönülden gelir.Bu dili iyi kullanmak lâzım.Gönül dilini kullanmakla bir şey kaybetmeyiz.

Apartmanınızın veya çalıştığınız yerin önündeki çöpü alıp atmak, sokaktaki ekmeği alıp bir yere bırakmak, trafikte sürekli kornaya basıp ses kirliliği yapmamak ve bayan sürücüyü rahatsız etmemek de sabahın huzurudur işe giderken. Güzel şeyleri yaymakla bir şey kaybetmeyiz.

                İş yerinde; kendiniz, vicdanınız, aileniz, ülkeniz ve gelecek için en üst seviyede çalışmak da bir vicdan meselesidir. Çalışırken kurumda kimseye bağırıp çağırmamak, aşağılamamak, toplum içinde rencide etmemek, her bireyin saygın bir değer olduğuna inanmak da şahsiyet meselesidir. Şahsiyete uygun davranmakla bir şey kaybetmeyiz.

                Yemek nasıl yenir, toplumsal yaşam alanlarında nasıl davranılır, protokol kurallarına göre nasıl tutum geliştirilir; esnafla, astla, üstle nasıl konuşulur gibi davranışları geliştirmek bir prestijdir. İnsanlar, makamlarına göre değil; prestijlerine göre saygı görürler. Prestiji ortaya koymak, uygarlık meselesidir. Uygarlık için çalışmakla bir şey kaybetmeyiz.

                Tartışan birini yatıştırmak, sinirli birini sakinleştirmek, yetim bir çocuğu sevindirmek, öksüz bir çocuğa anne olmak, çaresiz hastalığı olan birine moral vermek, şehit ailesini ziyaret etmek,cenazeye katılmak,hayata gülümseyen bir bebeği kucağa almak, bakıma muhtaç birinin ihtiyacını karşılamak, yaşlı birine unutulmama duygusu yaşatmamak, uzaktaki birini arayıp hâl hatır sormak, hamile bir kadını aracınızla doktora doğuma götürmek, gece sizi uyandıran komşunuzun derdine koşmak insani bir tutumdur. İnsani tutumun davranışa yansımasıyla bir şey kaybetmeyiz.

                Bir büyük geldiğinde ayağa kalkmak, büyüğün elini öpmek, evde ya da toplu taşıma aracında yer vermek, oturuş şeklinin beden dili olduğunu unutmamak, hangi ortam olursa olsun beyefendi ve hanımefendi gibi giyinmek, konuşurken sözü kesmemek, karşıdakini dinlemek, kibar olmak, zarif davranmak, kalbi yumuşatan tebessümü karşıdakine yansıtmak, yanlış yapanı uygun dille uyarmak mütevazılıktır. Mütevazı olmakla bir şey kaybetmeyiz.

Okumak, anlamak, araştırmak, incelemek, sormak, sorgulamak, doğruyu bulmak; beyni doyurmak ve geleceği şekillendirmektir. Geleceği şekillendirmek için erken uyanmak ve terlemekle bir şey kaybetmeyiz.

Yeşil ormanı, mavi denizi, piknik alanını, umuma açık yerlerin temizliğini; sokağımızı, mahallemizi, semtimizi, ilimizi ve ülkemizi sevmeli, korumalıyız. Sosyal sorumluğu uygulamakla bir şey kaybetmeyiz.

Sokakta, evde, kahvehanede, araçta, iş yerinde, toplumsal alanlarda argo konuşmak zayıflıktır. Zayıf karakteri yok etmekle bir şey kaybetmeyiz.

Ülkenin, insanlığın ve geleceğin birtakım manevi değerleri olduğunu ve bu değerlerin bizi ayakta tuttuğunun bilincini, nesillere anlatmanın gereği unutulmamalıdır. Maneviyatı korumakla bir şey kaybetmeyiz.

Önce gıda, ardından da insanın bozulmasını izleyeceğiz süreç içinde. Gıdayı korumak ve organik olanı yemek, sağlıklı olmak için kimyasaldan uzak durmak, içeriğinde şüpheli gıda olan bir şeyi yememek; sağlıklı olmaktır. İnsanı korumanın gereğine inanmakla bir şey kaybetmeyiz.

İnsan ve insanlık adına, yaptığımız zaman bir şey kaybetmeyeceğimiz çok şey var. Yapmadığımız zaman çok şey kaybedeceğiz. Önce insanlığı sonra da insanı kaybedeceğiz. Kalemle,kağıtla,mürekkeple yazacağız insanlığı.Yazacağız ki bir yerlerde okunsun,öğrenilsin ve ışık olsun. Yeni nesillere anlatacağız kaybolmaya yüz tutmuş değerlerimizi. Değeri değerlendirmekle bir şey kaybetmeyiz.

Milli,manevi ve insani duyguları anlatan yazıları okutacağız insanlara.İnsanlığın kurtuluşu için çalışan her bireyin saygıdeğer olduğunu belirteceğiz.İnsan ve insanlığın, sanal ortamdaki oyun karakterinden daha önemli olduğunu anlatacağız çocuklara ve büyümemiş büyüklere.Geçen zamanın, bir çiçek kokusunun,bir meyve aromasının,bir ağacın büyürken verdiği hazzın,yok olan güzelliklerin bir daha gelmeyeceği konusunu ödev olarak vereceğiz.Ödevi, gelecek için yapmakla bir şey kaybetmeyeceğiz.

Kendine değer veren bireyler yetiştireceğiz. Kendine değer verenin, başkasına değer verdiği ilkesini ifade edeceğiz. İnsanı kurtarmanın insanlığı kurtarmak olduğunu haykıracağız. Kendi için istenmeyeni başkası için yapmayan; vicdan ve doğruluk peşinde koşan insanlar yetiştireceğiz. Bütün bunlar ütopya değil; yapıldığında gerçeğin ta kendisidir.

Bizim işimiz insanlıkla olmalı.İnsanlığı var eden değerleri ortaya koyarsak insanı da kurtarmış oluruz.İnsanlığı kurtarmak için çalışmakla da  bir şey kaybetmeyiz…

Ergün TURŞUCU

               


Bu yazı 2667 kez okundu.

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

1
  • Misafir 2019-02-06 14:05:52

    2019-02-06 14:05:52

  • Sevgili Hocam,diline yüreğine sağlık.Ne güzel anlatmışsın hayatta yapılması gerekenleri.Çok doğrudur yazdıklarını yapmakla hiç bir şey kaybetmeyiz aksine hayatımıza güzellikler katarız.Sayg Devamı...

  • 0
  • 0





HAVA DURUMU

ADIYAMAN

SON YORUMLAR



ajansgolbasi.com © 2017 Tüm Hakları Saklıdır DnSTescil.com

DnSTescil.Com