Hayra Alamet Değil

İletişim çağımı? iletişimsizlik çağımı ? Ne Demek lazım acaba...

11:04:22 | 2021-03-06
Bilal Karadağ
Bilal Karadağ      Bkaradag@gmail.com

Hayra Alamet Değil
İletişim çağı mı? İletişimsizlik çağı mı? Ne demek lazım acaba…
Radyosu, televizyonu, bilgisayarı, cep telefonu, interneti…
Teknolojik gelişmeler hayatımıza girdiği günden beri insani yanlarımızdan bir şeyler eksiliyor
yavaş yavaş.
Mesela dostluklarımız, arkadaşlıklarımız telefon hatlarında kaybolan “Alo” dostluklarına
dönüştü.
Televizyon evimizdeki sohbet ortamını felç etti. İnsanlar, deli divane gibi hayatın gerçeğinden
fersah fersah uzak dizi ve programlar izliyor yirmi dört saat.
Konuşmadan, bir tek kelam etmeden saatlerce ekrana kilitlenip, günlük yaşamlarıyla ilgili iki
lafın belini bile kırmadan öylece oturuyorlar.
Toplum mühendisleri tarafından çağın teknoloji kanalları üzerinden ahlak, maneviyat ve
kültürel değerlerden uzak abuk sabuk reklam ve yayınlarla beyinlere türlü olumsuzluklar enjekte
ediliyor.
Batı hayranlığı özendiriliyor, nikâhsız birliktelikler sergileniyor, fuhşiyatı meşrulaştıran
ahlaksızlıklar olağanlaştırılıyor. Kısacası asimilasyon projelerle toplumun beyni sinsice yıkanıyor.
Keza üretimi unutturan, çılgınca tüketime yönlendiren idealsiz, ruhsuz, maneviyatsız, kapital
anlayışla bezenmiş bir toplum inşa ediliyor.
Kapitalizmin insanlara sunduğu dünya böyle bir şey: Tüketin, çılgınca tüketin… Siz tükettikçe
biz para kazanalım anlayışı hakim.
Sizin beyniniz yıkandıkça; benliğinizden, insanlığınızdan uzaklaştıkça biz mutlu olur,
devranımızı sürdürürüz anlayışı var.
Hani Köroğlu’nun meşhur bir sözü vardı ya: “Delikli demir icat oldu, mertlik bozuldu…”
İletişim çağı ve vahşi kapitalizmin hırslarıyla birlikte insana ait değerler de bozuldu birer birer.
Kültür kodlarımıza ait neler varsa, törpülendi, örselendi.
Ahlaki değerlerimize yapılan saldırılarla ortaya çıkan dejenerasyon, toplumun temelini
dinamitledi.
Karmakarışık hayat yapıları sıradanlaştırıldı, kötülük içselleştirildi…
Televizyonun her akşam evimizin içinde zihinlerimize yönelik yaptığı tahribatı kelimelerle
anlatmak mümkün değil.
Bu bir proje aslında: 1980 sonrasında sinirleri alınmış, tüm değerleri örselenmiş,
düşünmeyen, konuşmayan, üretmeyen, sorgulamayan, hayatı anlamlandırmaktan uzak, hiçbir ahlaki
değeri olmayan, geleneklerine, göreneklerine, ananelerine ait değerleri sulandırılmış bir toplum yapısı
kurgulamaktır!
Avrupai yaşam tarzı dediğimiz olgu, damarlarımıza yavaş yavaş enjekte edildi.
Uyuşturulmuş bir toplum yapısı ortaya konuldu. Tepkisiz, isyan kültürü olmayan, neye nasıl tepki
vereceğini bilmeyen…
Ve menfaat odaklı bir yayın anlayışıyla hareket eden medya zihniyetinin ortaya konuldu.Tepkisiz isyan kültürü olmayan 

neye nasıl tepki
vereceğini bilmeyen…
Ve menfaat odaklı bir yayın anlayışıyla hareket eden medya zihniyetinin ortaya çıkardığı simsiyah bir atmosfer...

Kısacası diyeceğim o ki; gidişatımız hayra alamet değil!
Selam, sevgi ve gönül dolusu muhabbetlerimle…




ETİKET :   Karadağ İletişim Çağ

Tümü